Bir öğrenci yurdu mikrokampüse nasıl dönüşür?

1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Uçak Savar Kampüsü’nde yapılmış olan ve yaklaşık 500 kişilik öğrenci yurdu olan Superdorm’un 18-24 yaş arasındaki üniversiteli bireylerin güncel ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için planlanan bir dizi müdahale ile birlikte bir yenileme projesidir.

Öğrencilerin üniversite ana kampüsüne 7 dk yürüyüş mesafesindeki yaşam alanlarını daha çok sahiplenecekleri, öğrenciler arasında ortak öğrenmeyi ve deneyimlemeyi teşvik edecek, açık, yarı açık ve sosyal alanlar tasarlanarak sınıf dışı eğitim için kanvas olarak kullanılacak bir kurgu oluşturuldu.

Proje Ekibi
Ali Arslan, Begüm Ural, Demet Güliz Uslu, Ece Çiftçi, Emre Erbirer, Engin Ayaz, Murathan Sırakaya, Nesile Yalçın

Proje Yöneticisi
Nesile Yalçın


Parça Proje (Aydınlatma Danışmanlık), Saf Mühendislik (Akustik Danışmanlık), Seçkin Maden (3B Görselleştirme), Sinapsen Mühendislik (Elektrik), Total Mühendislik (Mekanik)

Önce
Sonra
"Biz binalarımızı şekillendiririz; onlar da bizi şekillendirir." Winston Churchill

Yaklaşık 20 yıl önceki temel ihtiyaçlara göre tasarlanmış olan Superdorm’un yenilenmesi ve güncel ihtiyaçlara cevap verecek eklentilerle birlikte yaşam alanlarının şekillenmesi için BÜTEK ile bir araya gelindi. Paydaşlar ve öğrencilerle bir araya gelindiğinde projenin problemi, öğrencilerin yaşam alanlarıyla birlikte karşılaştıkları, sosyalleştikleri ve birlikte öğrencilik yıllarına ait kolektif hafıza oluşturabilecekleri alanların da değişimini kapsayan 7/24 yaşayan bir mikrokampüs olması yönünde daha geniş bir çerçeveye evrildi. Mekânsal yenilemenin yanı sıra mezun olan öğrencilerde bir alt kimlik olarak Superdormlu olma bilincinin oluşmasını tetikleyecek programların baştan düşünülmesine, bu tip programlara hizmet edecek ortak kullanım alanlarının tasarlanmasına önem verildi.

16000 m²’lik geniş bir alana yayılan Superdorm’un öğrenciler arasında ilginç kesişim alanları yaratması için stratejik olarak yerleştirilecek ek fonksiyonların önemi işveren ile paylaşıldı. Yerel ve global iyi örnekler araştırılıp iş modelleriyle birlikte işveren ile birlikte incelendi. Projenin tüm paydaşları -BÜTEK, Superdorm yönetici kadrosu, surveyanlar ve öğrenciler- ile farklı zamanlarda bir araya gelerek onların beklentileri ve ihtiyaçları dinlendi.

 

Öğrencilerden ses, ısı izolasyonu ve havalandırma sistemleriyle ilgili aldığımız geri bildirimleri göz önünde bulundurarak mekanik, elektrik ve akustik danışmanlarla birlikte sahada incelemeler yapılıp mevcut sistemlerin kapasiteleri gözden geçirildi ve binanın enerji modellemesi yapıldı. Eklenecek izolasyon katmanlarına enerji modellemesine göre karar verildi.

Önce
Sonra

Superdorm’un, 20 yıl önce olduğu gibi yine mezunların bağışlarıyla yenilenmesi planlanıyor. Bu sebeple, bağışlarla yapılacak yenilemenin öğrencilerin yaşam alanına etkisinin maksimum seviyede olmasına özen gösterildi. Cepheyle ilgili yenileme minimumda tutulup öğrencilerin kişisel ve ortak kullanım alanlarındaki müdahalelere öncelik verildi.

Tekil kullanıma göre planlanmış öğrenci odasında dolap, raf gibi depolama birimleri gün ışığını az alan bölüme yakın yerleştirilip çalışma ve uyuma alanı gün ışığına yakın alana konumlandı. Öğrencinin günün farklı saatlerinde odasında istediği atmosferi yaratabilmesi için 4 farklı ve ayarlanabilir aydınlatma seçeneği efektif bir şekilde kullanıldı. Her öğrencinin odasında kolaylıkla kendi karakterini yansıtacak bir düzenleme yapabilmesi ve askı aparatlarıyla istediği eklemeleri yapabilmesi için genişletilmiş sacdan yatay ve düşey yüzeyler eklendi.

 

Salonda, aynı öğrenci dairesini kullanan bireylerin bir arada ders çalışabileceği, yemek yiyebileceği mobilya tasarımlarıyla grup halinde vakit geçirebilecekleri zonlar yaratıldı. Koridor ve asansör holleri cephede olduğu gibi yeşilden Boğaziçi’nin kurumsal rengi olan koyu maviye doğru uzanan bir renk skalasıyla farklılaştırıldı. Koridorlara Boğaziçi Üniversitesi tarihinde önemli yeri olan figürlerin pop-art portreleri tasarlanarak bu figürlerin hayatlarından ilginç kesitler ‘fun fact’ notlarıyla birlikte eklendi. Tarihi figürleri tabulaştırmadan eğlenceli yanlarını ortaya çıkararak Boğaziçi Üniversitesi’nin yeni nesliyle tanıştırmak hedeflendi.

Bina giriş holünde Superdorm’un sıcak ve güvenli ortamını yansıtacak, resepsiyon, geçiş alanı, posta kutusu alanı ve bekleme zonlarını ayrışmayı kolaylaştıracak bir yerleşim yapıldı. Yurtta yaşayan tüm öğrencilerin Superdorm’dan önce nerede yaşadığını pinleyebileceği Türkiye ve Dünya haritası geçiş alanına eklendi.

Öğrenci odasına yakın avlu, küçük ağaçlar, su öğesi ve sesi kullanılarak daha dingin ve sessiz bir dinlenme alanına çevrildi. Sosyal alana yakın olan avlu ise öğrencilerin bir arada film izleyebileceği, sunum yapabileceği ve grup olarak vakit geçirebilecekleri daha dinamik bir alan olarak tasarlandı.

Bağışlarıyla projenin gerçekleşmesine imkan veren mezunların isimlerinin yer alacağı metal bir strüktür tasarlandı. Bina girişindeki mevcut doğal taş amfi basamakları yarı geçirgen üst örtüyle daha tanımlı kılınırken etrafına yerleştirilen ağaçlarla sesin yansıması önlendi.

İstanbul’da yaklaşık 500 öğrenciye tekil öğrenci odaları ve evinde gibi hissedebileceği düzeni sunan Superdorm’un yenileme projesiyle birlikte öğrenciler arasındaki etkileşimi ve diyalogu kuvvetlendirmesi bekleniyor. Eğitim yapıları dışındaki alanların da öğrenme ortamı olarak kullanılması ve ana kampüsteki kolektif ruhun genişleyip öğrencilerin kişisel yaşam alanı olan Superdorm’a kadar uzanıp bir mikrokampüse dönüşmesi hedefleniyor.


Benzer Projeler