Üretim kültürü tüm mekâna nasıl yayılır?

Arçelik Prototipleme Merkezi açık inovasyona imkân verecek ve kampüste çalışanlar için çekim noktası olacak, mühendisler, ‘maker’lar ve teknisyenler arasında yeni etkileşim alanları yaratmayı amaçlayan yeni bir ‘üs’ olarak tasarlandı.

Proje Ekibi
Ali Arslan, Elif Karaköse, Engin Ayaz, Nesile Yalçın

Proje Yöneticisi
Nesile Yalçın


Ceyda Pektaş (Grafik Tasarım), Işıl Gülkaynak (3B Görselleştirme), Parça Proje (Aydınlatma Danışmanı), Saf Mühendislik (Acoustic Advisor), Sinapsen Mühendislik (Elektrik), Total Mühendislik (Mekanik),

Çayırova Kampüsü’nün çalışanlarının ürün geliştirme aşamaları ve güncel ihtiyaçları mülakatlar ve anketler aracılığıyla belirlenerek tasarımın girdilerini oluştu. Eski bir depo binasının bir kısmı kullanılarak yapılan proje, çalışanlardan alınan bilgilere göre ara katı olan, sergi alanı olarak işleyen ve açık alana taşan kademeli bir transparanlık ile kullanıcılarıyla buluşan bir projeye evrilmiştir.

 

Prototipleme Merkezi’nin mekânsal dili, belirlenen temel aktivitelere; buluşma, üretme ve tasarlamaya hizmet edecek alanların birbirinden farklılaşması ve bu aktivitelerin arasındaki akışın ve devinimin mekânda fiziksel olarak okunmasıyla oluşur.

Üretim atölyelerinin zamanla değişen ihtiyaçlara cevap vermemesi ve alınması planlanan 3 boyutlu yazıcılar ve diğer cihazlarla birlikte tüm prototipleme alanlarının çalışanlar için yetersiz kalması sorununa cevap aranıyordu. Çayırova Kampüsü’nde çalışan mühendisler ve teknisyenlerle saha araştırması sırasında yapılan anketler ve mülakatlar sonrasında kullanıcıların fiziksel alan yetersizliğinin yanı sıra gürültü, toz, kamyon yoğunluğu gibi işitsel, duyusal ve görüntü kirliliği problemlerine de cevap verecek daha kapsamlı bir çözümler serisi tasarlamaya odaklanıldı.

Önce
Sonra

Dış ortamla ilgili fiziksel konfor seviyesinin optimize edilmesinin yanı sıra kullanıcıların kampüs içinde sosyalleşebilecekleri, birbirleriyle etkileşim içinde olabilecekleri ve kişisel çalışma alanları gibi eksikliklerinin giderilmesi konularındaki ihtiyaçları tasarıma yön verdi. Üretimin binanın içinde görünür ve merkezi olması; çalışma kültürünün daha fazla paylaşarak, anlatarak ve tesadüfen sürece dahil olmayı mümkün kılarak dönüşmesi hedeflendi. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda; dış ortam kaynaklı problemleri gidermek için ana yol ötelenip, bina ve yol arasındaki geçiş, ağaç ve kademeli yeşil alanlar oluşturularak sağlandı.

ATÖLYE, tasarladığı konsept projeyle seçilen iki finalistten biri oldu.

Kapalı yarışma formatında 8 ekibin sürece dâhil olduğu projede ATÖLYE ekibi sadece mekânsal ihtiyaçların nasıl giderileceğine odaklanmak yerine mevcut duruma, yapılabilecek müdahalelere, mimari müdahaleler tamamlandıktan sonra binanın nasıl işleyeceğine ve kampüsün geri kalanına nasıl entegre olabileceğine dair senaryoları gözeterek konsept proje hazırladı. Yerel ve global örnekler incelenerek, iyi örnekler süreçte yer alan tüm mühendislere ve proje ekibine sunuldu.

Saha araştırması sırasında kampüsteki diğer ofis, üretim alanları, depolar ve fabrika binaları ziyaret edilerek mühendis ve teknisyenlerin kampüs genelindeki farklı çalışma ortamları incelendi. Prototipleme Merkezi’nin kampüse hızlı bir şekilde entegre olması ve kampüsün açık alanlarının daha tanımlı olması için yaya ve duraklama alanlarını tanımlayacak renkli zemin müdahaleleri tasarlandı.

Sistem tasarımı, mekânsal tasarım, masterplan ölçeğinde müdahaleler, kurumsal kimlik ve mekânsal grafikler tamamlandı. Akustik, aydınlatma, peyzaj, mekanik ve elektrik sistemlerine dair danışmanlar ile bir araya gelinerek mevcut durum göz önünde bulundurularak özgün çözümler belirlendi.

Tasarım Odaklı Düşünme sürecinin her adımı Arçelik’in ürettiği ürün geliştirme süreçlerinde belirgin bir şekilde ortaya çıktığı için empati, tanımlama, tasarlama, prototipleme ve test etme aşamalarının bina içindeki döngüsü vurgulandı. Her fonksiyon için ayrı belirlenmiş renkler kullanılarak  zemindeki sürekli yönlendirme işaretleriyle süreçlerin döngüsü görünür ve tekil ziyaretçiler için anlaşılır kılınmıştır.

Mevcut bir depo binasının yarısı arazi eğimi altında kalan karanlık bir hacmin yeniden işlevlendirilmesindeki zorluklar çok fonksiyonlu, dönüşebilir, akustik olarak izole edilmiş özel alanlar yaratarak bir avantaja dönüştürülmüştür.

Makerspace, teras, ve ortak lounge alanının yanına konumlandırılarak açık bir alan gibi tasarlanarak binanın merkezine bilinçli olarak yerleştirildi. Böylece, basit ve plansız icatlara  ev sahipliği yapacak alan, diğer tanımlı alanları hacim olarak sarmaktadır. Bu müdahalenin farklı birimler arasında etkileşimi artırması ve iş birliklerinin ve yeni projelerin önünü açması amaçlanmıştır.


Benzer Projeler