Bir okulun içinde pedagojik bir laboratuvar ve bir kültürel değişim alanı nasıl gerçekleştirilir?

Özel Sezin Okulu Açık Çatı projesi, bir araya gelme, üretme, öğrenme ve çalışma imkânı sağlayan bir mekânsal programa sahip ‘sınıf dışı’ pedagojik bir alan olarak tasarlandı. Bu projedeki en önemli soru, ATÖLYE’nin yenilikçi bir K12 okulunu, 21. yüzyıl yetkinlikleri çerçevesinde nasıl pedagojik bir laboratuvara dönüştürebileceğiydi. Bu amaçla, Fuller’ın “trimtab” konseptinden ilham alan proje, yaklaşık 15.000 m²’lik bir binanın 1.700 m²’lik boş çatı katına küçük ölçekli ama etkili bir müdahale yapmayı seçti. Bu ölçek farkı, deneysel bir yaklaşıma olanak sağlarken, aynı zamanda kapsamlı bir program için yeterli alan sunuyor.

Proje Ekibi
Ali Arslan, Ayşe Esin Durmaz, Begüm Ural, Berna Erenoğlu, Ece Çiftçi, Elif Karaköse, Emre Erbirer, Engin Ayaz, Lola Kotilov, Nesile Yalçın, Özgür Önurme, Şevval Ceylan

Proje Yöneticisi
Berna Erenoğlu

Komünite
Yerçekim (Fotoğraf)


Artika (Yüklenici), Burak Koçak (Seperatör Tasarımı), Doruk Mühendislik (Statik), Katı Hal (Donanım Geliştirme), Saf Mühendislik (Akustik Danışmanlık), Serdar Selamet (Yangın Danışmanlık),  Seçkin Maden (3B Görselleştirme), Sinapsen Elektrik (Elektrik), Total Teknik (Mekanik)

Özel Sezin Okulu geleceğe yönelik dönüşümü için bir ‘maker’ alanına ihtiyaç duyduğunu belirtti. ATÖLYE ekibi, soruyu daha geniş sormak adına bir workshop önerdi. Bu çerçevede, Şubat 2014’te ATÖLYE yürütücülüğünde ve 20 öğretmen, personel ve harici danışmanın katılımıyla gerçekleşen bir tasarım odaklı düşünme oturumu yapıldı.

Bu oturumda; veliler ve öğretmenler için etkileşim bölgelerine duyulan ihtiyaç, öğretmenlerin çalışma alanları için daha geniş ve açık bir düzene geçilmesi, ‘makerlab’ aracılığıyla uygulamalı bir öğrenime olan gereksinim ve koridorların artarak geçirgenleşen etkileşim bölgeleri olarak yeniden tasarlanması gibi çeşitli içgörüler ortaya çıktı.

Önce
Sonra

İlk olarak ihtiyaçlar bir mekânsal programa dönüştürüldü. Bu programda, geniş bir öğretmen alanı, esnek kullanımlı bir etkinlik mekanı, eğitim STK’larını işbirliklerine teşvik etmek için kurgulanmış açık toplantı odası, üç bölümden oluşan bir makerlab (medya laboratuvarı, ahşap atölyesi, biyoloji laboratuvarı) ile veli ve öğretmen görüşmelerinin gerçekleştiği küçük alanları kapsıyordu.

Bu stratejik planlama ile projenin birbirinden ayrı tasarım unsurlarından bağımsız ve yenilikçi bir sonuç doğurması hedeflendi. Bununla birlikte, farklı bölgelerin tasarlanması ve konumlandırılmasında; gün ışığı ihtiyacı, görsel mahremiyet, akustik izolasyon ve kişilerin alan içindeki günlük hareketleri gibi parametreler göz önünde bulundurularak tasarlandı.

Tasarımda birden fazla teknik uzmanın dâhil olmasıyla yüksek performanslı ve entegre bir mimari sistem tasarlandı. Yankılanma süresini azaltmak, farklı öğrenme ortamlarında anlaşılabilirliği artırmak ve enerji verimliliği hedeflerini yerine getirmek için tavan yüzeyine ekolojik ahşap yünü paneller yerleştirildi. Tüm aydınlatma sistemlerinde, enerji kullanımını azaltırken esnek öğrenme ortamlarını destekleyen ayarlanabilir LED’ler kullanıldı. Ses emici, yarı geçirgen polikarbon panellerle kapatılmış bir orta avlu ile tüm alanlara gün ışığı sağlanırken, dar pencerelerle görsel etkileşim açıları oluşturuldu.

Mekanik sistemler, en yüksek verimliliği sağlayacak şekilde seçildi; temiz ve kirli hava sistemleri renklendirme yöntemiyle ayrılarak, bu sistemlere öğrenciler için eğitici bir işlev yüklendi. Isı geri kazanım cihazları, tüm okulun avlusundan gelen ısıyı yakalayacak şekilde tasarlandı. Yerden ısıtma, VRV soğutma ve mekanik havalandırma ortak bir bina otomasyon sistemi ile entegre edilerek, enerji verimliliğini artıran bir sistem tasarlandı.

Mobilya ölçeğinde mevcut entegre sistemlerle ilerlemek yerine, esnek çalışma ve öğrenme alanlarına yönelik ürün portfolyosuna sahip CNVS mobilya markası, modüler ve esnek kullanımlı yeni ürünlerle geliştirildi. Hareketli bir platformdan, akustik olarak izole edilmiş bölmelere, mobil kitaplıklardan, yüksek masalara uzanan portfolyosu, değişken bir mekânsal düzenlemeye olanak verdi.

Alanı tasarlarken, üç farklı ana düzen yapılandırması araştırıldı, ancak düzinelerce alternatif senaryo oluşturmak da bu noktada mobilyaların ölçek tutarlılığı ile mümkün oldu. Özel yapım CNVS serisinin yanı sıra, açık kaynaklı bir mobilya sistemi olan Open Desk ile olan işbirliği vesilesiyle CNC üretim modeller portfolyoya eklendi.

Tasarım ekibi, bireysel masalar yerine kişiselleştirilmiş ayırıcılar geliştirerek öğretmenler arasında etkileşim olasılığını artırırken, alan kullanım ihtiyacını yaklaşık %35 azalttı. Tüm mobilyalar, inşaattan yaklaşık 50 km uzakta, FSC-kontrplak, düşük etkili keçe, geri dönüştürülmüş sünger ve çelik kullanılarak üretildi.

Mekânsal grafikler açısından proje, açık görüşlülük ve samimiyet gibi değerleri vurgulayan yenilikçi bir tasarım dili kullandı. ATÖLYE Makerlab’de lazer kesici ile kesilerek üretilen kontrplak tabelalarda Sailec gibi nötr bir yazı karakterini pastel tonlar ile birleştiren görsel dil, kullanıcılara değerli olduklarını ve aynı zamanda da yetki alabileceklerini hissettirmeyi amaçlıyor.

Proje, son olarak paydaş katılımı açısından da yerel literatürde önemli bir örnek oluşturuyor. 2014’teki tasarım odaklı düşünme oturumu ile başlayan proje, araştırma ve şematik tasarım aşamasındaki saha araştırmaları, gözlem oturumları, röportajlar ve tasarım eleştirileri ile tasarım kararlarının uygun bir şekilde önceliklendirilmesini sağladı.

 

Bunun yanı sıra, öncü bir STK olan Eğitim Reformu Girişimi tasarım sürecine dâhil edilerek, projenin diğer okullara etkisini ölçeklendirmeye yardımcı olacak kurumsal işbirlikleri başlatıldı. Seçilen bir öğrenci-öğretmen grubu ile ortak olarak tasarlanan, prototiplenen ve üretilen aydınlatma birimleri, katılımcı tasarım ile müdahil olma alanında görünür bir örnek teşkil ediyor. Son olarak, mobilya ve makine altyapısı açısından projeyi kısmen tamamlanmamış bırakarak, açıldıktan sonraki ilk sene içindeki gözlem ve öğrenimler üzerinden projenin tamamlanmasına ve dolayısıyla iterasyona olanak veren bir süreç ile ilerlenmesine karar verildi.

Özel Sezin Okulu Açık Çatı projesi, dahil olan tüm paydaşların öğrenim ve paylaşıma bakış açısını etkilemek ve yeni bir kültürün filizlenmesine vesile olmak adına önemli bir fırsat oldu. ATÖLYE’nin çalışma kapsamı; alanın açılışından itibaren, etkinlik kürasyonu, makerlab operasyonu, komünite oluşumu ve ek mobilya tasarımı ile genişleyerek uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiriyor. Okulun bu alanı Şubat 2017’de açıldıktan sonra okula yeni kayıt oranları yükselirken, öğrenciler ve öğretmenler arası etkileşimin de arttığı gözlemlendi. Daha kapsamlı bir etki ölçümü ilerleyen dönemlerde yapılacaktır.

Plan Alternatifleri
Yönlendirme İşaretleri

Benzer Projeler