Disiplinlerötesi bir inovasyon platformu

Disiplinlerötesi bir inovasyon platformu olarak yeni bir iş yapma anlayışı geliştirdiğimize inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca mekân odaklı yaratıcı bir platform ya da müşteri projelerine odaklanan bir tasarım danışmanlığı şirketi olmak yerine, yaratıcı platform ve tasarım stüdyosunun uyumlu bir bütünü olduğumuzu düşünüyoruz.

ATÖLYE, Stanford d.school ve NYU Tisch ITP ile bağları bulunan akademik bir proje olarak doğdu. d.school, tasarım odaklı düşünme ve sosyal odaklı bakış açısını sağlarken, NYU Tisch ITP dijital ve fiziksel prototipleme konusunda bilgi birikimi ve kritik bir maker yaklaşımı getiriyor. Son dört yılda çıktığımız ilginç yolculuk  ise bize şunu öğretti: ‘Önce Topluluk, Sonra Mekân.’

Çalışmalarımızın merkezinde yer alan stratejik tasarım stüdyomuz, inovasyonu farklı ölçeklerde sağlamayı hedefleyen 30 stratejist ve tasarımcıdan oluşuyor. Odağımıza disiplinlerötesilik kavramını alarak; çelişkili paradigmaları, paydaşlık karmaşasını ve ortaya çıkmakta olan süreçleri kapsayan sorunları çözmekten keyif alıyoruz.

Yaklaşımımızda, stratejiyi üç farklı düzeyde tasarımla birleştiriyoruz: kurumlar, ürün-hizmet-sistemleri ve platformlar. Kurumlarla öncelikle stratejik düzeyde ilgileniyor, yaşadıkları zorlukları keşfediyor, fırsatları haritalandırıyor ve birlikte hayal ettikleri gelecek üzerine düşünüyoruz. Daha sonra onları organizasyonel dönüşüm yolculukları esnasında yönlendiriyor veya yeni ürün ve hizmet sistemleri geliştiriyoruz.

 

Ölçekler arası esnekliğe sahibiz. Dijital, ürün veya mekân tasarımı üzerinde çalışmaktan keyif alıyoruz. Tüm bunların insan deneyimlerinin bütününü oluşturduğuna inanıyoruz ve bunları birleştiren yeni platformlar geliştirmekten besleniyoruz. Projelerimizde, öğrenmeyi sürdüren bir yapı olarak kalmak için etki değerlendirme çalışmalarına özen gösteriyoruz. Aynı zamanda öğrenen bir topluma katkıda bulunmak için stratejik iletişimi ve paylaşımı vurguluyoruz.

"ATÖLYE, yaratıcı çalışmayı mümkün kılan, özgür ve ilham verici bir mekan."- Carla Lemgruber

İstanbul’da yer almaktan ötürü, şehrin dinamik, kimi zaman kaotik olabilen niteliklerinden besleniyoruz ve projelerimizi hızlı bir tempoyla ve esnek bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bizi çevreleyen doğal sabırsızlığı, “işleri hâlletmek” için bir avantaj olarak görüyoruz. Yetenekli ağımız, küresel ölçekte projeler üstlenmemize yardımcı oluyor. Öte yandan, farklı yaratıcı platformlar ve girişimcilik ağları ile projeler geliştirmemiz, değişim programlarına katılmamız ve kelimenin tam anlamıyla “glocal” (global ve lokal) bir kurum hâline gelmemiz sayesinde dünya ile sürekli bağlantı halindeyiz.

Küresel bir ağın parçasıyız.

Tasarım stüdyomuz, yaratıcı platformlara özgü unsurlarla çevrili: komünite, etkinlik alanı ve Makerlab. Birey ve kurumlardan oluşan 150 kişilik komünitemiz, çeşitlilik ve etkileşim düzeylerine dair kriterlere göre özenle bir araya gelerek aynı çatı altında bulunuyor. Bu komünite, projeleri yürütmek, geri bildirim oturumları yoluyla birlikte öğrenmeyi sağlamak ve yeni işbirliklerini sağlamak için bir omurga görevi görüyor. 

Makerlab’imiz, küresel MIT Fab Lab ağının bir parçası olarak, çeşitli ekipmanlar ve workshop çalışmaları ile bir prototip oluşturma kültürünü temsil ediyor. Ayrıca, misafir programlarıyla genç ve üretken zihinlere erişmemizi sağlıyor. Mêkanımız, müşteriler ve dış paydaşlarla birlikte kapsamlı tasarım süreçleri yürütmemize izin veriyor ve tasarım, teknoloji, girişimcilik ve yaratıcılık eksenleri etrafında içerik oluşturuyor.

Bu güçleri birleştirerek, Türkiye’den ve yurt dışından aldığımız bireysel yatırımlar, İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan (İSTKA) aldığımız fon desteği ve Özyeğin Üniversitesi ile kurduğumuz stratejik ortaklık çerçevesinde kamu, özel sektör ve akademinin bir araya geldiği güçlü bir iş modeli geliştirdik. Geçtiğimiz 4 yılda Kickstarter’da fonlanan projeler ürettik, küresel tasarım ödülleri kazandık, Türkiye’deki en büyük sosyal yatırım hibesini aldık, Stanford d.school tarafından 2014’teki en etkili proje olarak kabul gördük.

İleriye dönük olarak ise, ‘yavaşlayabilen zihniyet’e ve değerlerin bir araya getirilmesine odaklanıyoruz; her ikisi de çalışma, öğrenme ve yaşamanın geleceğine dair etkili projeler yürütmemiz için bizi yönlendiriyor. Tüm bu süreçte “insan”ı odağımıza alıyor ve uzun vadeli değer yaratımını hedefliyoruz.


Stratejik Partnerler